Küçük alanda büyük hasat

Balkon Kabakları: Kompakt Çeşitlerin Seçimi ve Bakımı

Balkonda kabak yetiştirmeye ilk kalkıştığımda komşum güldü. Haksız da sayılmazdı: bahçede tek bir kabak fidesi rahatlıkla iki metrekare yer kaplar, kolları demir korkuluğa dolanır, yaprakları saksıdaki fesleğeni gölgede bırakır. Ama o yaz bir "bodur" çeşit denedim ve altı hafta içinde haftada iki sakız kabağı toplamaya başladım. Sır, bitkiyi zorlamakta değil, en baştan doğru çeşidi seçmekte. Aşağıda kendi denemelerimden, hatalarımdan ve zamanla oturttuğum rutinden bahsedeceğim.

Neden "kompakt" çeşit şart?

Kabakların büyük kısmı sarılıcıdır; yani sürgün atarak metrelerce ilerler. Tohum paketinde bunun karşılığı genelde "sarılıcı", "vining" ya da "yayılıcı" olarak yazar. Bizim aradığımız tip ise çalı formlu (bush) olan, sürgünleri kısa boğum aralıklarıyla tek bir merkezden çıkan çeşitler. Bu bitkiler yine geniş yaprak açar ama yatayda yayılmak yerine yerinde kalır. Bir kompakt kabak balkon koşullarında yaklaşık 60-80 cm çapında bir alan kaplar; bu da orta boy bir saksı artı biraz nefes payı demek.

Yeni başlayan biri için pratik bir seçim listesi:

  • Bodur sakız kabağı (bush zucchini): En affedici seçenek. Hızlı meyve verir, hatalarınızı bağışlar.
  • Yuvarlak sakız kabağı: Top şeklinde meyve verir, dolma için birebir. Bitki yapısı çalı formludur.
  • Patison (tabak kabağı): Kenarları dilimli, şapka gibi meyveler. Süs bitkisi kadar dekoratif.
  • Mini balkabakları: Sarılıcıdırlar ama meyveleri hafif olduğu için bir kafese ya da korkuluğa dikey yönlendirilebilirler.

Ben ilk yıl "kabak kabaktır" deyip bahçe tipi bir tohum ektim; bitki balkonun yarısını yuttu, üç meyve verdi. İkinci yıl bodur çeşide geçince aynı saksıdan mevsim boyu on iki kabak topladım. Fark tamamen genetikte.

Saksı, toprak ve konum

Kabak obur bir bitki. Kökü derin gitmez ama geniş yayılır ve inanılmaz su tüketir. Küçük saksıda yetiştirmeye çalışırsanız bitki sürekli susuz kalır, yapraklar öğlen sarkar, meyveler daha parmak boyundayken sararıp düşer. Benim tecrübemde alt sınır 35-40 litre; yani 40 cm çapında ve en az 35 cm derinliğinde bir kap. Kova tipi plastik saksılar ya da bez saksılar iyi iş görür. Toprak seçimi konusunda sitedeki ayrıntılı rehberde anlattığım mantık burada da geçerli: torf ağırlıklı hazır harca bir miktar perlit ve bolca yanmış gübre veya olgun kompost karıştırın. Mutfak atıklarınızdan kompost üretiyorsanız kabak, o kompostu en iyi değerlendiren bitkilerden biridir.

Işık pazarlık konusu değil. Günde en az 6 saat doğrudan güneş alan bir nokta gerekiyor; kuzeye bakan balkonda kabak denemenizi açıkçası önermem, o alanı yeşilliklere ve naneye ayırmak daha akıllıca. Balkonunuzun yönünü ve gün içindeki güneş saatlerini ölçmediyseniz, ışık ihtiyacını anlatan bölüme göz atmak işinizi kolaylaştırır.

Sulama, besleme ve o meşhur el ile tozlaşma

Kabak yapraklarının sıcak öğle saatinde sarkması her zaman susuzluk anlamına gelmez; bitki suyu korumak için kendini kapatır. Karar vermek için parmağınızı toprağa 3-4 cm sokun. Kuru geliyorsa sulayın, nemliyse akşamı bekleyin. Yazın sıcak günlerinde ben günde bir, bazen sabah-akşam iki kez suluyorum ve suyu her zaman toprağa, yapraklara değdirmeden veriyorum. Islak yaprak, birazdan bahsedeceğim küllemenin davetiyesi.

Besleme rutinim şöyle:

  1. Dikimden önce toprağa iyice olgunlaşmış kompost veya yanmış gübre karıştırıyorum.
  2. İlk çiçekler görünene kadar iki haftada bir dengeli sıvı gübre veriyorum.
  3. Meyve tutumu başlayınca potasyumu yüksek bir gübreye (domates gübresi iş görür) geçiyorum.
  4. Azotu abartmıyorum; abartınca kocaman yapraklar, üç beş meyve elde ediyorsunuz.

Kabaklarda erkek ve dişi çiçekler ayrıdır. Dişi çiçeğin altında minik bir kabak taslağı görürsünüz; erkek çiçek ise düz bir sapın ucundadır. Yüksek katlarda arı trafiği az olduğu için bu iş çoğu zaman bize kalıyor. Sabah saatlerinde bir erkek çiçeği koparıp taç yapraklarını sıyırıyorum ve polen taşıyan kısmı dişi çiçeğin ortasına nazikçe sürüyorum. Bunu yapmazsanız minik kabaklar sararıp uçlarından çürüyerek düşer — yeni başlayanların en çok paniklediği durum budur ve çözümü bu kadar basittir.

Hastalıklar, budama ve hasat

Balkonda kabağın bir numaralı düşmanı külleme: yapraklarda un serpilmiş gibi beyaz lekeler. Hava sirkülasyonu zayıfsa neredeyse kaçınılmaz. Ben alt yaprakları düzenli seyrelterek, sulamayı sabaha alarak ve haftada bir seyreltilmiş süt-su karışımı ya da bikarbonat çözeltisi püskürterek ilerlemesini yavaşlatıyorum. Tamamen yok etmek yerine hasat sonuna kadar idare etmek daha gerçekçi bir hedef. Yapr